Duygusal Yeme Döngüsünde Olabilir Miyim?
Zor bir gün geçirdiğinizde, bir arkadaşınızla tartıştığınızda ya da uzun ve yorucu bir haftayı geride bıraktığınızda kendinizi telefonda hangi tatlıyı sipariş edeceğinize karar verirken bulduğunuz oldu mu?
Bulmuş olabilirsiniz… Çünkü duygularımız, yiyecek seçimlerimizle yakından ilişkilidir. Duygu durumumuzun yeme davranışını etkilemesini “duygusal yeme” olarak ifade ederiz.
Duygular ve Fizyolojik Tepkiler
Üzüntü, kaygı ve stres esnasında vücudun verdiği fizyolojik tepkiler, tıpkı tokluk hissettiğimiz zamana benzer. Bu durumda iştah kaybı ve gıda alımının azalması görülebildiği gibi, bazen tam tersine daha fazla yeme davranışı da ortaya çıkabilir.
Duygusal yeme ise yalnızca üzüntü, öfke, kırgınlık ve stres gibi olumsuz duygularla değil, aynı zamanda mutluluk ve sevinç gibi olumlu duygularla da tetiklenebilir.
Açlık Her Zaman Fiziksel Değildir
Açlığımızın her zaman fiziksel nedenlerden kaynaklanmadığını biliyoruz. Bazen konuşan, duygularımızdır. Böyle anlarda çikolata, dondurma ya da kaşık kaşık yenebilen nutella gibi yoğun tatlılara yöneliyor olabilirsiniz.
“Peki neden özellikle tatlı?” dediğinizi duyar gibiyim. Merak etmeyin, tatlıya bağımlı değilsiniz.
Tatlı İsteğinin Bilimsel Nedeni
Tatlı, doğduğumuz andan itibaren deneyimlediğimiz ilk tattır. Tatlıların ana karakteri çoğunlukla şekerdir ve şeker, basit bir karbonhidrattır. Basit karbonhidratlar, kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlayan serotonin hormonunun salınımını artırır.
Serotonin yükseldikçe, stres hormonu olarak bilinen kortizol seviyeleri azalır ve vücutta kısa süreli bir rahatlama hissi oluşur. Beyindeki ilgili bölgeler bu rahatlamayı kayıt altına alır. Bu nedenle benzer bir tetikleyici yaşandığında, yine aynı yiyecek seçimlerine yönelme isteği oluşur.
Zamanla bu süreç, öğrenilmiş bir davranışa dönüşür.
Rahatlama Kısa Sürer: Duygusal Yeme Döngüsü
Bu rahatlama hissi uzun sürmez; belki yarım saat, belki bir saat… Ardından yerini suçluluk, pişmanlık veya utanç duygularına bırakabilir.
Bu duygular, kısıtlama düşüncesini tetikler ve kişiyi tatlıları tamamen yasaklayarak kısıtlayıcı diyetlere yönlendirir.
Ancak kısıtlama, tam olarak yasaklanan yiyeceklere yönelik isteği artırır ve kişi kendisini bir döngünün içinde bulur:
Duygusal Yeme Döngüsü!
Döngüyü Kırmanın İlk Adımı: Fark Etmek
Bu döngüyü kırmanın ilk ve en önemli adımı:
Dur, düşün ve fark et.
- Ne hissediyorum?
- Bedenimin neye ihtiyacı var?
- Vücudumun enerjiye mi ihtiyacı var, yoksa duygularımın açlığı mı bu?
Bu soruları sormak, döngıyü kırmanın başlangıç noktasıdır.
Kaynakça
- Ljubičić, M., Matek Sarić, M., Klarin, I., Rumbak, I., Colić Barić, I., Ranilović, J., Dželalija, B., Sarić, A., Nakić, D., Djekic, I., Korzeniowska, M., Bartkiene, E., Papageorgiou, M., Tarcea, M., Černelič-Bizjak, M., Klava, D., Szűcs, V., Vittadini, E., Bolhuis, D., & Guiné, R. P. F. (2023).
Emotions and Food Consumption: Emotional Eating Behavior in a European Population. Foods, 12(4), 872.
https://doi.org/10.3390/foods12040872 - Serin, Y., & Şanlıer, N. (2018).
Duygusal yeme, besin alımını etkileyen faktörler ve temel hemşirelik yaklaşımları. J Psy Nurs, 9(2), 135-146.
https://doi.org/10.14744/phd.2018.23600
Uzman
Uzman Diyetisyen Ceren Pektaş